Yerli Malı Haftası’nda Sensör Yoktu
Çocukken Yerli Malı Haftası’nda sınıfa üzüm, incir, fındık götürürdük. Sıraları birleştirir, evden gelenleri paylaşırdık. Ekonomik bağımsızlık kavramını ne kadar anlıyorduk bilmiyorum. Yan sıradaki böreğin içeriğiyle biraz daha ilgiliydik sanırım. Yıllar geçti. O ürünlerin yetiştiği topraklarda mühendislik yapmaya başladık. Şimdi toprağa sensör yerleştiriyor, suyun hareketini ölçüyor, sulama sistemlerini robotik yönetiyoruz.
SmartMoles
Tarım & IoT Teknolojileri
İçindekiler
Dün sınıfa götürdüğümüz ürünleri, bugün çocuklarımıza bırakacağımız üretim gücünü konuşuyoruz.
Çocukken Yerli Malı Haftası’nda sınıfa üzüm, incir, fındık götürürdük. Sıraları birleştirir, evden gelenleri paylaşırdık.
Ekonomik bağımsızlık kavramını ne kadar anlıyorduk bilmiyorum. Yan sıradaki böreğin içeriğiyle biraz daha ilgiliydik sanırım.
Yıllar geçti. O ürünlerin yetiştiği topraklarda mühendislik yapmaya başladık. Şimdi toprağa sensör yerleştiriyor, suyun hareketini ölçüyor, sulama sistemlerini robotik yönetiyoruz.
Çocukluğumuzdaki o haftanın anlamı da bizimle birlikte büyüyor:
Toprak bizim, üretim bizim. Peki, toprağı ölçen teknolojiyi kim üretiyor?
Verinin başladığı yer
Akıllı tarımı konuşurken çoğunlukla ekranlardan, yazılımdan, yapay zekâdan söz ediyoruz. Oysa bütün bunların öncesinde, toprağın içinde çalışan bir ölçüm elemanı var.
Nemi, suyun hareketini veya başka bir fiziksel büyüklüğü algılayan; bunu işlenebilir bir sinyale dönüştüren donanım…
O sensörün arkasında malzeme seçimi, elektronik tasarım, kalibrasyon, üretim ve saha denemeleri bulunuyor. Suya, sıcaklığa, korozyona ve yıllarca çalışmanın getirdiği yıpranmaya dayanması gerekiyor.
Ekranda bir çizgi görmek kolay. O çizginin sahayı doğru temsil etmesini sağlamak, işin pek fotoğrafı çekilmeyen tarafı.
Veriyi değerlendirebilmek kadar, güvenilir veriyi üreten teknolojiyi geliştirebilmek de stratejik bir güç.
Bir gün o parça gelmezse?
Bir ambargo veya tedarik kesintisi olduğunu düşünelim. Sensör gelmiyor, elektronik kart bulunamıyor, arızalı cihaz değiştirilemiyor.
Elimizde çok güzel bir yazılım var. Peki neyi ölçecek?
Temmuz ayında bitkiye “Parça gümrükte kaldı” diyemiyoruz. Bitkinin ne dış ticaret mevzuatından haberi var ne de teslim süresine itiraz edecek sabrı.
Kendi donanımını tasarlayabilmek, üretebilmek, onarabilmek ve gerektiğinde alternatif geliştirebilmek bu yüzden önemli.
Her bileşeni ülkemizde üretmek bugün mümkün olmayabilir. Fakat tasarım bilgisine hâkim olmak, kritik parçalar için seçenek oluşturmak ve üretim kabiliyetini burada büyütmek elimizde.
Suyun bilgisi de su kadar kıymetli
Sensörler yalnızca ölçüm yapmıyor; bir araya gelen veriler, nerede ne üretildiğine, ne kadar su kullanıldığına ve hangi alanların zorlandığına ilişkin bilgi de oluşturuyor.
Bu veriye kim erişiyor? Nerede saklanıyor? Hangi amaçla kullanılıyor?
Yerli marka olmak tek başına veri güvenliği garantisi değil. Bu soruları herkese sormalıyız. OECD de tarımsal verinin kullanımı, paylaşımı ve güvenliğini çiftçinin teknolojiye duyduğu güvenin temel meseleleri arasında ele alıyor.
Geleceğin “su savaşlarını” konuşurken, bugünün ölçüm ve üretim kabiliyetini ihmal edebilir miyiz?
Milli su ve ziraat politikalarımızı uygulayabilmek için suyumuzu tanımamız; onu tanımak için de ölçebilen, çalışır durumda tutabildiğimiz teknolojilere sahip olmamız gerekiyor.
Alıp satmak daha kolaydı
Otuz yılı aşkın süredir sulama işi yapan bir firma olarak bizim için hazır bir ürünü alıp satmak çok daha kolaydı.
Tedarikçiyi seçer, kataloğu hazırlar, satışını yapardık. Ar-Ge’nin belirsizliğiyle, prototipin çalışmayan hâliyle, tekrar tekrar yapılan saha denemeleriyle uğraşmazdık.
Ticaret elbette meşru ve gerekli bir iş. Benim etik sorum kendime:
Sahadaki eksikleri görüyor, çözüm geliştirebileceğimize inanıyorsak yalnızca alıp satmakla yetinmek içimize sinecek miydi?
Bizim sinmedi.
SmartMoles’un arkasındaki felsefe bu: Her zorluğa rağmen milli teknoloji geliştirmek, donanım üretmek ve bu bilgiyi ülkemizde biriktirmek. Tekniğin bilinen kısmını aşarak patentlendirebilmek!
Üzerine kendi etiketimizi yapıştıracağımız bir kutudan öte; nasıl çalıştığını bildiğimiz, geliştirebildiğimiz ve sorumluluğunu taşıdığımız bir teknoloji üretmek istedik.
Biraz da kendimize bakalım
Yabancı firma anlatınca “Dünya nereye gidiyor!” diyoruz.
Bizim mühendis anlatınca “Yurt dışında kullanan var mı?” diye soruyoruz.
Yerli teknolojinin ilk müşterisi olmak için yine yabancı bir müşterinin cesaretini mi bekleyeceğiz?
Deneyelim, ölçelim, karşılaştıralım. Yerli üreticiye de zor sorular soralım. Ama başarılıysa önünü açalım.
Doğrulanmış yerli teknolojiye destek vermeyi milli bir sorumluluk; o desteğe layık kaliteyi üretmeyi de bizim sorumluluğumuz olarak görüyorum.
Çünkü satın aldığımız her yerli teknolojide, yalnızca bugünkü ihtiyacımızı karşılamıyoruz. Bir mühendisin, bir teknisyenin ve yarının üretim imkânının güçlenmesine de katkı sağlıyoruz.
Bugün Yerli Malı Haftası’na gitsem, üzümün ve fındığın yanında bir sensör görmek isterdim.
Bir çocuk “Bunu kim yaptı?” diye sorsa, “Bu ülkede yetişen mühendisler” diyebilsek.
Sonra da çocuk dönüp:
“Ben daha iyisini yaparım.”
dese.
🌱 İşte çocuklarımıza bırakmak istediğimiz gelecek biraz da bu değil mi?
İyi pazarlar. ☀️
Ahmet Ömer Yuluğ Ziraat Yüksek Mühendisi
Yazar: SmartMoles
Tarım & IoT Teknolojileri
SmartMoles olarak tarımsal verimliliği artıran IoT sensörleri, akıllı vana sistemleri ve su yönetimi teknolojileri üzerine araştırmalar yürütüyor ve sektöre rehberlik ediyoruz.
İçindekiler
Araziniz İçin Doğru Sulama Çözümü
SmartMoles akıllı sulama ve toprak sensörleriyle %81'e kadar su ve enerji tasarrufu sağlayın.
Uzmanlarımızla Görüşün